Facebook'ta Paylaş

Giriş Formu



mp3 flash player by undesign website design brisbane.

Yaşam Üzerine Konuşmalar "Kilolar"
 
 

 

 
 Uğur Koşar 
 16 Aralık 2009 

Şöyle Sordun: “UK, Bedenimi Sevmiyorum, Çok Kilolarım var ve Bu Beni Yaşamdan Soğutuyor. Bütün Motivasyonumu Yok Ediyor. Nasıl Zayıflayabilirim?”

Öncelikle bilmen gereken; o bedenin bir hediye paketi olduğu!

Tanrı sana ruh verdi ve onun yaşaması için bir de ev. Beden senin evin, o yaratanın sana vermiş olduğu bir hediye. O bir paket, o bir kılıf, onun özü budur. Ve tanrı o evi sana verdiğinde bunun bir hediye olduğunu, varlığını içinde barındırman gerektiğini söylemedi. Ona çok iyi bak, demedi.

Çünkü yaratan sana düşünmen için bir akıl vermişti. O her şeyi insanlara söylemez, şunu böyle yapın, bu şekilde düşünün, demez; çünkü o sana verdiği aklı kullanmanı ister. Yaratan seni düşündürmeye sevk eder.

Tıpkı bir Krishna gibi, bir Buda gibi, bir Osho gibi… Tanrı asla bir şey yapman için seni zorlamaz, o seni yol ayrımlarına kadar gitmen konusunda yardımcı olmuştur ve hangi yola gideceğine senin karar vermeni ister; yoksa sana neden akıl versin ki? Onu sen seçersin, yoluna sen karar verirsin!

O seni sadece düşündürür!

Tanrı sana, “bedenine çok iyi bak” demedi, ama sen ona çok iyi baktın; fakat çok önemli bir şeyi unuttun! Asıl hatırlaman gereken varlığını! Varlığın senin özündü, evin(bedenin) varlığını korumak için sana hediye edilmişken sen onu dışarıda bıraktın. Varlığını duyumsamadın bile. Aklın hep dışarıda, bedeninde kaldı. Onu sahiplendin, sonsuz yaşama gözlerini açtığında yanında sadece varlığını götüreceğini unuttun, bir toprağa gömülecek bedenine ise süslemeler yaparak ona değer verdin!

Ve şimdi bunun için bunalımdasın. Senin hediye paketin kilolu biraz büyük, oldukça büyükte olabilir, ama o sen değilsin ki? O bir zırh!..

Üstüne alınma o kiloları, bu bedeninden çok varlığını yoruyor, bütün yük varlığının üzerinde. Zavallı varlık, sen onu unutmuşsun, bedenine odaklanmışsın, onu okşuyor, makyajlarla süslüyorsun, fakat bedenin ağırlaştığında bütün ağırlık varlığının üzerine çöküyor. Seni rahatsız eden bedenin değil, vicdanın! O seni dürtüklüyor, gerçeği görmen için uyarıyor, ama sen dışarıdasın. Kapının dışında. O kapıyı çalıyor ama sen onu duyamıyorsun, kapının dışında oldukça uzakta bir yerdesin çünkü…

Ve bu durum senin bütün motivasyonunu yok ediyor. Bırak yok etsin, motive olmak zorunda mısın? Öyle bir kural mı var?
Sen çocukken motive olarak mı yürümeyi öğrendin? Sen küçücükken motive olarak mı konuşmayı öğrendin? Büyüyünce değişen sadece kurallar oldu, yaşamın sahte kuralları seni bu hale getirdi ve sen kendinden uzaklaştırıldın.

Bedene bu kadar çok odaklanmayı bırak, o kendi kendine büyüyecektir. Sen istemesen de o yaşayacaktır yaşayabildiği kadar, tıpkı nefes alıp verme gibi o onu kendi haline bırakman yeterlidir.

Odağın derinlerde olursa o zaman varlığın hafifler ve varlığın hafiflerse evin de hafifleyecektir.

Şimdi söyleyeceklerimi izle, sana kiloların nasıl bedeninde yer ettiğini anlatacağım.

Acıktın ve yemek yiyorsun, bir müddet sonra içinden bir ses mırıldanıyor, “bu kadar kafidir” diye. Ama sen onu duymuyorsun; çünkü o sırada içinde adeta bir yangın var, bu yangını yakan nefis ve ego ortaklığı. Ego nefsin bir yan ürünüdür, onlar ortak çalışır ve içinden gelen o “tamam bu kadar kafidir” sesini bastırmak için iş başındadırlar. İçinden gelen mırıldanış sana tamam, derken ego ve nefis şiddetli bir şekilde “hayır, bak bunlar çok leziz, harika gözüküyorlar, mis gibi kokuyorlar, şundan bir kaşık daha al, bak en sevdiğin yemek hadi biraz daha yemelisin, gibi kandırmacalar içinde seni zorluyorlar. Ama sen bunun farkında değilsin.

Sen otomatiğe bağlamışsın, egonun ve nefsin o yoğun sesinin ardında kalan mırıldanışı o yüzden duyman mümkün olmuyor!

Yedikçe yemeye devam ediyorsun, o sırada nefsin ve ego kıkır kıkır gülüyor, onlar zafere ulaşmış olmanın heyecanı ve coşkusu içindeler. Sen de mutlusun, ama bu geçici bir mutluluk halidir.

O yüzden aşırı yemek ihtiyacı egosaldır, bunu asla unutma!

Nasıl zayıflaman konusunda sana şunu yap, diyemem. Sen sadece içinde olup biteni anla, varlığın ve bedenin bütün olduğunda zaten zayıflarsın, ama ben sana bunun için bir formül veremem. Formül verenlere de inanma, onlar psikologların ruh ticaretinden sonra gelen, diyetisyenlerin beden ticaretine döndürmüş olduğu bir tuzak. Her ev farklıdır, her beden farklıdır, o yüzden tek bir zayıflama metodu olamaz. Bütün metodları unut, onlar sadece reklam, onlar kocaman bir tuzak. Sen dışarıyı bırak, özüne dön o zaman kuş gibi hafifleyecek; hatta kanatlanıp uçacaksın!

Bedene fazla odaklanırsan o senin uçmanı engeller!

Varlığa in, o zaman özgürlüğü hissedeceksin.

UK
www.ugurkosar.com






 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile