| Uğur Koşar 11 Aralık 2009
“UK, yazdığın kelimelerin netliği, keskinliği insanları etkiliyor, sen yaşam öğretmeni misin, bu kadar bilgi nereden geliyor, nasıl geliyor?” diye soruyorsun. |
Hiçbir şey bilmediğimi defalarca yazdım. Benim tek yaptığım; yaşamı izlemek ve insanları düşündürmek. Kimseye bir şey öğretemem; ben öğretici değilim. Kimse kimseye bir şey öğretemez, ancak farkındalık kazanmasına yardımcı olabilir.
O yüzden ben eğitmen değilim! Bilgim bir yerden gelmiyor, zaten bilgi benim varlığım. Ben yaşamın kendisiyim! Yaşam=Varlığımdır. Yaşamla kendini ayrı tutmak nevrotik bir düşüncedir ve insanlar bu yüzden bölünmüş durumda. Bunu sende görebilirsin. Yaşamın içinde tüm bilgiler vardır, ben sana bunları yazarken bir yerden okumuyorum, bu yazdıklarımı kimse anlatmadı bana, sadece içimdeki cevapları dışarı çıkarıyorum. Tek yaptığım bu!
Benim tek yaptığım yansıtmak. Gecenin üçü şu an ve yaradan kalkmamı istedi. İçimde biriken cevapların olduğunu söyledi ve bunları anlatmamı emretti. Bu nedir bilmiyorum, tek bildiğim şey; hiçbir şey bilmediğim!..
Bu tanrısal bir şey, onu çözmek imkansız, sadece yazabilirim; benim de tek yaptığım bu!
Bilgili olma fikri ve tek bilgili benim düşüncesi egosaldır, benim içimde bir ego yok; o öleli çok oldu! Artık öyle bir şey yok. Varlığım yaşamın kendisi ve tek sahip olduğum bu! Başka bir şeyim yok! O yüzden bulut kadar hafifim. Üzerimde hiçbir şey yok. Yaşamın kendisi olursan başka bir şeye ihtiyaç duymazsın. Zaten o şeyin kendisi olursun. Kadının o zaman senin olmaz, onunla BİZ olursun. Çocuğun ayrı bir varlık olmaz, çocuğunun kendisi olursun. Varlık bütündür ve sen karşındaki olursun. Yaşam hepsini kapsar. Yaşam olursan hepsi zaten içindedir, o zaman zihne gerek yoktur, zihin hep bir şeyler ister derken bunu anlatmaya çalışıyordum. O hep sahiplenir ve elde ettiğinde “ başka ne var” diye sorar. Yaşam olduğunda başkasını aramayacaksın.
Bütün olmak budur. O zaman evrenin kendisi olursun, O zaman yıldız olursun, bulut olursun. Tanrısallaşırsın. Ve bu aydınlanmadır. Başka bir şeye ihtiyaç duymadığında içindeki ego ölür ve karanlık kaybolur. Artık sadece aydınlık vardır. Aydınlanmışsındır. Bunları sana bilgimle söylemiyorum, sadece akışta olduğum için cevaplar da yüreğimden akıyor. Sana yazarken hiç düşünmüyorum bile!
Nasıl düşünebilirim ki? Düşünürsem yazamam, düşünürsem anı kaçırırım, o zaman her şey sahte olur. Gerçek yaşam sadece bu anın içindedir ve ben düşünürsem kilitlenirim, o zaman akışım bozulur, ben ölürüm!
İnsanlara o yüzden “ sen ölüsün” diyorum!
Onları izlersen hep düşünürler, zihinlerinde hep düşünce vardır gerçek yaşamı kaçırırsan sen ölüsündür. Bunu yaşam söylüyor!
O yüzden beni bilgili görme! Bende olan sende de vardır, sadece içine bakman yeterlidir. Bilgilerin nasıl geldiğini soruyorsun, öncelikle yaşamla kendini ayrı kılma fikrini yok etmelisin. Yaşam= Sen olduğunda bütünleşeceksin. Sen bütün olduğunda sorular yok olacaktır. O zaman sadece cevapları göreceksin. Bu mucizevî bir şeydir. Bunu yaşadığında bırakamazsın, artık varlığın evin olur. Evine dönmüş olursun. O zaman aldığın her solukta huzur vardır. Baktığın her yerde mutluluğu kucaklarsın. Sen yaşamın kendisisin ve yaşam çok güçlüdür. O insanlığın bütün sorunlarına rağmen akışını sürdürür. Unutma,yaşam(sen), ne gelecektesindir ne de geçmişte, yaşam sadece andadır. Anda olursan yaşam olursun, yoksa bir ölü!
Ben yaşamı(varlığımı) izlemeye gidiyorum, gördüklerimi başka şimdiki anda tekrar anlatırım!.. UK www.ugurkosar.com
|
|
Yorumlar