Facebook'ta Paylaş

Giriş Formu



mp3 flash player by undesign website design brisbane.

Monotonluk
 
 

 

 
 Uğur Koşar 
 10 Aralık 2009 

Yaşamın tek düze olduğunu söylüyorsun. Yaşam yolculuğunda monotonluğa izin veriyor ve sonra bundan şikâyet duyuyorsun

 


Evet, evet buna sen izin veriyorsun ve sen izin verdiklerini yaşıyorsun.

Oysa dünya senin gördüğün kadar renksiz değildir, o tek bir renkten oluşmadığı gibi; renkleri de sürekli değişkendir. Aynı renkte kalmaz. Sen renksiz olduğun için yaşam da renksiz; sen onu renksiz görüyorsan o nasıl renkli olabilir ki?

O zaman sende bir şey vardır. Senin bakış açın kirlidir, çamurludur; yoksa rengârenk bir yaşamı neden göremeyesin?

Judi James, kendini izlemiş olmalı, o bir keresinde şöyle demişti " Mutlu olduğunuz zamanlarda bütün dünyanın çok daha güzel göründüğünü hiç hissettiniz mi? Oysa sizin bakış açınız dışında gerçekte hiçbir şey değişmemiştir."


Ancak kendini izleyen bir insan bunu söyleyebilir, kendinde olanı görebilir ve ondan hoşnut değilse bunu değiştirebilir. Değişken dünyaya uyum sağlayabilir. Ama senin güzellikleri görmeye inancın yok! Çünkü zihnin seni yönlendiriyor ve yaşamın güzelliğine karşı yüreğin çoğu zaman kapalı!

Sabah kalkıyorsun ve zihnin şöyle sesleniyor: Hadi kalk, giyin ve işlerine koyul! Arkasından yüreğin; Bunu yapma. Bak orada bir Güneş var yeniden doğdu bizim için, yeni bir tazelik, yeni bir ısı, yeni bir ışık; işte orada. Bak şarkı söylüyor Güneş, bulutlar onun eşliğinde dans ediyorlar. Rüzgâr bu senfoniye eşlik ediyor. Hayat rengârenk, önce yeni yaşamı kucakla!, diye sana mırıldanıyor; fakat sen egonun emrini aldın bir kere. Ego çok yoğun şekilde seslenir ve sen yüreğin mırıldanışını duyamıyorsun. Ego yüreğin mırıldanışını örtüyor, o yüzden kulakların sağır olmuş durumda.







“Bunu nasıl yapacağım?” diye soruyorsun

Bir şey yapmana gerek yok, sadece yaşamın güzelliklerinin farkında ol ve onu izle. Ruhun şarkılar söylemek için her zaman hazır, sadece izin var ona; zihnini araya sokma bu kâfidir.

Birisi şöyle dedi: “Ben bunları yapamıyorum sen bence kendi hayal dünyandasın, sana dünyanda mutluluklar dilerim.”

Ben de ona mutluluklar diledim kendi dünyasında. Yapabilirsin ya da yapamazsın, her ikisinde de sen haklısındır. Hangisine inanıyorsan onda çok haklısındır. “Yapamam” dersen senin için kimse bir şey yapamaz, çünkü sen zaten pes etmişsindir, oyun bitmiştir!

Hayal dünyasında olduğumu söylüyorsun. Parktaki çiçeklere bak, ağaç dallarında ötüşen kuşların şarkılarına eşlik et ve varlığınla bunu hisset o zaman bunun öz olduğunu anlarsın. Ama sen zihninin esiri olmuşsun. Parktan geçiyorsun hızlıca, kuşlar orada, çiçekler orada, bütün güzellikler orada; fakat sen orada değilsin. Bedenin oradan geçiyor ama varlığın başka yerde; aklında koşturmaca var, iş var, akşam yemeği var, maaşlar var, hep bir şeyler var!

Benim gördüklerim hayal olamaz, o gerçeğin ta kendisidir! Sadece görmek istediklerini görebilirsin, ötesini asla göremezsin, bunu sakın unutma! Sen benim dünyamın bir hayal olduğunu görebilirsin, ama beni ilgilendiren o hayalin içinde mutluluğu görmek. Bu senin için masal olabilir, içinde masal varsa ve bana huzur katıyorsa ben bunu yaşarım. Bu senin için hayal olabilir, o senin sorunundur. Ben sana mutluluk veremem, ben sana huzur veremem, ben seni sadece kendi görüş alanıma çekebilirim. Gelirsen benim gördüklerimi görebilirsin, gelmezsen senin için güzel dilekler dilerim sadece!

Sevdiğim bir anım var;

O zaman arkadaşımla birlikte çadır kurmuştuk ve o çadırda uzanıyordu. Ben deniz kenarına indim ve orada dalgaların sesine kulak veriyordum. Birden balinaların deniz üzerinde zıpladıklarını gördüm, onlarca balina bir araya toplanmış ve karşımda dans ediyorlardı.





Arkadaşıma seslendim, “hey orada ne yapıyorsun? Bak burada güzellikler var, balinalar toplanmış dans ediyorlar, hadi yanıma gel, çabuk ol bu fırsatı kaçırmanı istemiyorum” Çadırdan sesi boğukça geliyordu, “ hani hiçbir şey gözükmüyor, orada balina filan yok!”

Onu yanıma çağırdım ama bana inanmadı, kitap okuduğunu söyleyerek bu harika fırsatı kaçırmıştı.

Onun baktığı yerden deniz tam olarak gözükmüyordu, onun bakış açısından benim gördüklerimi görmesi imkansızdı ve o bu fırsatı kaçırmıştı.

Senin de yaptığın budur. Oradan sesleniyorsun bana “ Hey Uğur, sen hayal görüyorsun, orada söylediğin hiçbir şey yok!“ Ben de sana diyorum ki, yanıma gel, gel bir de buradan bak. Ama sen gelmek istemiyorsun; çünkü zaten en başta pes etmişsin, senin görmek istediklerin mutluluksa ve sen benim yanıma gelmiyorsan o zaman senin inançlarına ve mutluluk hakkındaki düşüncene inanmam.

Acı çekmek seni aslında hoş kılıyor; çünkü bu sana yaşama hissi veriyor. Bir insanın en büyük amacı yarına kalabilmek ve acı sana yarına kalabilmenin gücünü veriyor. Bu gücü mutluluk yerine acı da seçiyorsun; fakat bunun farkında değilsin.


Hala oradaysan benim gördüklerimi göremezsin. Ben sahildeyim, balinaları izliyorum, gelmek istiyorsan burada olacağım, birlikte izleriz!..


UK
www.ugurkosar.com






 

Yorumlar 

 
+1 #2 kumru ALADAĞ 2010-01-19 21:47 EVET GÖRDÜM İZLİYORUM SİZİNLE BİRLİKTE GÖKYÜZÜ, BALİNALAR, DENİZ HERŞEY COK GÜZEL YAŞAMAYI SEVİYORUM VE ŞÜKREDİYORUM YARADANA Alıntı
 
 
+1 #1 ümran sayım 2009-12-11 23:29 ne diyebilirim ki… çok hoş ve çok doğru yorumlar…Ben de sahilde,balinal arı izliyorum.
Teşekkürler
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile