|
Uğur Koşar şöyle der:
Senin iç dünyan gerçek evindir, orası varlığındır. Şayet içindeki evinin odaları karanlık ise, dünyevi evinin odalarının aydınlık olmasının hiçbir anlamı yoktur.
Dışarıda gördüğün gökyüzü aydınlık olabilir; fakat senin içindeki gökyüzü karanlık ise dışarıda olan bitenin hissiyatı sana bir şey katmayacaktır. Ve sen içsel odaların karanlık olduğu için ızdırap çekmektesindir. Kendini dibe vuruyor hissi tüm hücrelerine yayılmıştır ve bu duygular içinde bir psikanalizciye gidersin.
O sadece senin içinde bulunduğun odayı aydınlatacaktır, fakat sen başka odaya geçmek istediğinde yine karanlıkla baş başa kalırsın. Bir psikanalizci senin sorununla ilgilenir ve onu yok etmek için uğraşır, fakat zihin öyle kurnazdır ki, sen bir sorunu aştığında o başka bir sorun yaratacaktır.
Zihin sorunlara tutunmayı sever, çünkü o senin boş kalmanı istemez. Şayet sen boşluğa ulaşırsan egoyu eritmiş olursun ve bu boşluk zihnin sonu olur. O yüzden zihin sürekli sorunlar yaratmayla uğraşır.
Senin evlilik sorunun vardır ve giderilir ve sen kendini beğenmemekle ilgili başka bir sorun yaratabilirsin yahut affedememekle ilgili bir sorun ortaya çıkabilir. Zihin zehirli bir ağaçtır ve sorunlar-problemler o ağacın meyveleridir. Önce bunu anlamalısın.
Ben seni bağımlı bir hale getirmek istemiyorum, bana arada bir gelip“Başka bir sorunum var, şimdi ne yapacağım?” diyerek bana yıllarca bağımlı hale dönmeni istemiyorum. Ben senin yanıma gelerek varlığımdan filizlenen çiçeği koklamandan yana değilim. Senin kendi varlığından açan çiçekleri görmeni ve onları koklamanı istiyorum, o zaman çiçeklerinin kokusunu tüm hücrelerinde dilediğin an hissedebilirsin.
Ben senin zehirli ağacını keşfetmenden yanayım. Onun köküne bir kez ulaştığın zaman artık o bir daha zehirli meyveler üretmeyecektir.
Bir uzman seni kendine bağımlı hale getirmek ister, o senden para kazanmalıdır, bu onun işidir, yoksa nasıl geçimini sağlayacak? Ve o senin bulunduğun odayı aydınlatacaktır. O senin zehirli ağacında bulunan dallardan meyvelerini toplatacaktır. Ancak sen ona bağımlı hale gelirsin; çünkü ağaç başka bir daldan zehirli meyve verecektir, problem üretecektir. Ben senin odanın değil, evinin aydınlanmasından yanayım. Sen başka bir odaya geçtiğinde kimseye muhtaç olmamalısın!
Uzmanlara karşı değilim, karşı olduğum bir şey yok, fakat neyse onu yazan ve anlatan bir adamım, hepsi bu! İşini gerçekten severek yapan çok az uzman var, hatta benim yazılarımı ve kitaplarımı öneren birçok psikolog olduğunu öğrendim. İnsanlar bana gelerek “ sizin yazılarınızı ve hayata bakışınızı incelemem için beni şu uzman-psikolog yahut psikiyatr gönderdi” diyorlar.
Ben sadece ruh ticaretini benimsemiyorum, ben insanları gerçekten dinlemekten ve onları anlamaktan yanayım ve onların kendi içlerinde göremedikleri cevabı ortaya çıkartmayı seviyorum. Benim kimseye verecek bir cevabım yok, cevap soru ile birlikte doğar fakat sorunlu bir zihin içinde cevabı göremezsin, o yüzden seni zihnin ötesine çıkartıyorum ve işte cevaplar orada, senin içinde!
Senin sorunlarınla hiç ilgilenmiyorum, ben senin zihninle ilgileniyorum. Sana mutlu olmayı öğretmiyorum, senin mutluluğun kendisi olmandan yanayım. Sen mutluluk olduğun zaman önüne çamur da çıksa huzur bulacaksın. O zaman baktığın her şey mutluluğa dönüşecektir.
Ben senin yaşamdan sadece bir parça değil, yaşamın kendisi olmanı istiyorum.
Şayet yaşamın kendisi olursan tüm sahiplenmeleri bırakırsın; çünkü sen zaten varoluşun kendisi olmuşsundur ve o zaman ortaya yaradan çıkar, huzur çıkar, gerçek sevgi çıkar. Sen yaşamın kendisi olduğunda üzüntü de sen olursun, mutluluk da. Sen üzüntünün kendisi olduğunda artık nasıl üzülebilirsin? Sen zaten o’sun!
Beni anlıyor musun?
Üzüntü anlamsız kalacaktır; çünkü her şey sevgiye dönüşecektir ve yaşam sevgidir. Senin sevgiye dönüşmen- aydınlanmana yardımcı olmak için buradayım.
Toplumu izliyorum! Toplum senin özgür kalmanı istemez, kendi başına akmanı istemez, toplum uyum ister ve onların uyumdan kastı seni kendilerine benzetmektir. Sen bir balıksındır ve senin özgürlüğün denizlerdir, denizde özgürce akabilirsin, deniz senin yaşam alanındır ve sen karaya çıkarılmaya koşullandırılırsan boğulmaya başlarsın, daralırsın ve senin sonun gelir.
Ve bazıları bir şahindir, o gökyüzünde özgürdür, onun doğasında uçmak vardır onu denizde yüzmeye koşullandırırsan şahin artık eski şahin olmayacaktır, onu kaybedersin, onun tüm güzelliğini yok edersin.
Seni bir başkası yapmıyorum, senin kendin olmana ve varlığından açan çiçekleri koklamana yardımcı oluyorum.
Bu kadar!
Uğur Koşar görüşmelerini; Zekeriyaköy, Caddebostan ve Ataşehirde ki ofislerinde randevu üzerine tam gün olarak yapmaktadır.
UK. Bireyin özüne dönmesine yardımcı olduğu bu son derece etkili görüşmelerinde; Nefes Çalışması, Meditasyon, Birebir Görüşmeye ve Aile Dizimi Uygulaması ile de Kök sorunların çözümüne yer vermektedir.
Uğur Koşar ile Birebir ya da Online Görüşme Randevunuz için:
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
mail adresinden detaylı bilgi alabilirsiniz.
|