|
| Uğur Koşar 16 Temmuz 2010
Soruyorsun: Hocam sizi bazen Mevlana'ya, bazen de Osho'ya benzetiyorum, bu konu hakkında bir açıklama yapar mısınız? |
Cevap: Osho kendi özüne inmiş bir varlıktı, Mevlana kendi özündeydi, Krishnamurti kendi varlığınla buluşmuştur, bir Eckhart Tolle kendi merkezindeydi ve öz birdir, tek bir zihindir. O senin zihninin çok daha ötesindedir ve sen kendi zihninle bakarsan bunu asla göremezsin. Onu nasıl göreceksin? Aydınlanmamış bir zihinle aydınlanmış birini nasıl anlayacaksın? Onlar ayırt edilemez, onlar zaten birdir.
Papatya papatyadır. Ona sağından da baksan, ona solundan da baksan, ona yukarıdan da baksan o diğer papatyalarla aynıdır. Bir gül diğer güllerle aynıdır, onu nasıl ayırt edebilirsin?
Ve” varlığı çiçek açmış insanlar özde birdir” derken sana anlatmak istediğim budur.
Benim varlığım çiçek açmış, Osho'nun varlığı çiçek açmış, Mevlana çiçek açmış, Buda çiçek açmış; şimdi bunları nasıl ayırt edeceksin?
Nereden bakarsan bak, hep aynı şeyi görürsün. Göreceğin sadece bir çiçektir, başka bir şey göremezsin. O halde bu bir soru değildir! Bu çok anlamsız, normalde buna cevap vermemem gerekir, ama senin zihnin nedenlere bir cevap bulamazsa çatlar, o resmen çatlar. Kafayı yiyecek duruma gelirsin. Benim yanımdayken kafayı yemene izin vermiyorum, başka bir yerde yiyebilirsin, ama ben buna müsaade etmiyorum. Şayet sen buradaysan ve bu yazılanları- anlattıklarımı yüreğinle okuyorsan farkındalıkla dolacağına inandığın içindir. Bu senin seçimin, burada olmak, şu an seninle karşı karşıya olmak bizim seçimimizdir. Ben senim, sen de bensin! Bunu izleyebiliyor musun?
Sen varsan ben varım, sen yoksan ben de yokum. Zihni bırak ve bunu izle. Ben senin içindeki benim! Şayet zihnin ötesine geçersen beni çok net izleyebilirsin. Ne söylediğimi anlayabilirsin, yoksa şaşırakcasın, çünkü mevcut zihnin içindeyken birliği göremezsin, zihin sürekli böler, çarpar, toplar, çıkartır. Zihin hesaplarla uğraşır. Zihin benden bir tane daha kopya yapmak ister, zihin senden bir tane daha kopya yapmak ister, zihin klonlamayı sever. Anlıyor musun?
O çok kurnazdır ve sen ona uyarak benim karşıma dikilirsen çarpılırsın; çünkü ben onu bir anda durdurabilirim. Tıpkı araba ile yolda giderken arabanın stop etmesi gibi!.. Fakat rahat ol, zihni durdurmak kötü bir şey değildir, tam aksine sen göremediğin hakikat ile kucaklaşmış olursun. Zihni bıraktığın anda hakikat tüm ihtişamı ile ortaya çıkar. Hakikat ne fenomenolojik, ne de felsefikdir, o özü hissetmektir, o çok basittir. Sen arabada iken hakikati kaçırabilirsin, çünkü arabada yaşamın güzelliklerini ıskalarsın, onları göremezsin, beynin sürekli çalışıyordur, o arzular ve planlar içindedir, o gelecek hayalleri içindedir. Oysa hakikat, o basitçe oradadır, en güzel meyvesi ile karşındadır. Ben dünyaya tutunmayla ilgilenmiyorum, ben basitçe hakikat ile ilgileniyorum.
Ve hakikat tek bir bilinçtir, o zihin ötesi bir bilinçtir. Bir gün belgesel kanalında okyanusta buzların üzerinde sürüklenen kutup ayılarını izliyordum, onlar yemek bulmak için bir ay boyunca aynı büyük buz parçasının üzerinde yüzmek zorunda kaldılar. Ve bir gün buzullar eridi, tüm kutup ayıları aynı okyanusta bütünleştiler!
Tek bir zihin… Anlıyor musun? O bir okyanus gibidir ve sen de o kutup ayısı gibi buzulun üzerindesindir, Osho başka bir buzulun üzerindedir, Mevlana diğer buzulun üzerinde, İsa farklı bir buzulun üzerinde olabilir, ancak buzullar eridiğinde herkes okyanus ile bütünleşir. O zaman zihnin dışına çıkmışsındır. O zaman bir olmuşsundur.
Ben okyanusun içindeyim, Mevlana okyanusun içinde ve sen okyanusun üzerindeki buzuldan bizi izliyorsun, çünkü sen zihni aşamadın ve bu soru o yüzden doğdu. Şayet sen de zihni bıraksaydın ve okyanusla bütünleşseydin bu soru doğmayacaktı. Şimdi sen kendi buzulundasın ve biz okyanus olmuşsuz, bizi nasıl ayırt edebileceksin?
Büyük buzulunun üzerinden bize bakıyorsun ve bu durumda göreceğin sadece bir okyanus olacaktır!
Hadi artık git ve olanları izle!
UK www.ugurkosar.com
|
|
Yorumlar
tüm yazılarınızı dökümler halinde saklıyorum, başucumda küçük notlar halinde yapıştırdığım yazılarınızı sürekli tekrarlıyorum.
Hocam siz türkiyenin filozofusunuz, sizde biliyorsunuzki meyve veren ağaç taşlanır,türkiy ede yaşayan bir efsanenin bulunması gerçekten heyecan verici. Lütfen bizleri seminerlerinizd en haberdar ediniz, sizi tanımak şu sıralar en çok istediğim şey. Alıntı
Ustam, bu yolda siz çok farklı bir yerdesiniz, krishnamurti nin kitaplarını okurum, oshoyuda çok severek okurum, yazılar kelimeler aynı olabilir fakat sizin kelimelerinizde ki enerji bambaşka. Onlara yüreğinizi kattığınızı çok net hissediyorum.
Dedğiniz gibi tek bir zihin vardır ve kendi zihninin dışına çıkmamış insanlar ne sizi nede osho yu asla anlayamazlar
sevgilerimle ustam Alıntı
Yıllardır OSHO kitapları okurum ve onun kitaplarını okumuş insanlar sizinde söylediğiniz gibi tek bir zihin olduğunun farkında olmalılar. Ayrımı yapanın zihin olduğunu OSHO defalarca anlatmıştır, ülkemizde aydınlanmış bir insanın varlığını hissetmek ne güzel bir duygudur ben bunun huzurunu yaşıyorum.
sevgili ustam iyi ki varsınız ve varlığınızla bizleri de aydınlatıyorsun uz
Selim Akça Alıntı