|
Yaşam Üzerine Konuşmalar_ Aşkı Sahiplenmek |
| Uğur Koşar 15 Şubat 2010
Şöyle Bir Soru Geldi: UK, aşkı sahiplenme konusunda bir sorum olacaktı, aşkı neden sahiplenmek isteriz ve aşkı sahiplenmeye kalktığımızda onu neden kaybediyoruz? |
İnsanlar bir şeye sahip olduklarında rahatlama hissediyorlar, çünkü beyin elde etmeyi sever. Beyin garanticidir, işi sağlam tutmak ister, kendini bu şekilde güvende hisseder. Aşkı sahiplenmek, aslında kendine verdiğin büyük bir cezadır. Çünkü bir şeyi sahiplendiğin zaman beynin başka şeyler istemeye başlayacaktır. O hep elde etmek ister ve elde ettikçe daha fazlasını isteyecektir. Ve insanlar doyumsuz oldular, hep bir fazlasını istiyorlar.
Aşkı sahiplendiğin zaman onu neden kaybettiğini bilmek istiyorsun…
Aşkın rengi kırmızıdır, aşk bir çiçektir ve onun çiçeği güldür. O bütün çiçekleri sembolize eder, fakat ona gül daha bir yakışır. Ve sen onu koklamak yerine, “bu benim” diyerek dalından koparıyorsun, sonra evine götürüyor ve bir vazoya koyuyorsun. Onu en fazla üç gün koklayabilirsin, sonra onun katili olacaksın!
Çiçek artık bir ölü, onu dalından koparttın, nasıl yaşasın ki?
Onu sahiplenmek demek, dalından kopartarak öldürmek demektir. Senin de yaptığın bu. Aşk olduğu gibi güzeldi, o mis gibi kokuyordu, ama sen onun doğasına zarar verdin, onu sahiplendin, ona beyninle yaklaştın. Ve sen ona yüreğin ile yaklaşmadıkça aşkı hissedemezsin.
Elindeki çiçek solunca başka çiçeklere gidiyorsun, artık senin için o gülün anlamı kalmadı, artık eskisi gibi kokmuyor, sana eski renginin vermiyor, kırmızılığı soldu ve aşk kurudu! Şimdi yeni açan çiçekler peşinde olacaksın ve onu da kopartacaksın. İnsanların aşka kattığı anlam bu, onu ellerinde hissetmek ve o yüzden aşk yok oluyor. O senin ellerinde değil, yüreğinde büyür; bunu unuttuğun sürece aşkı kaybetmeye mahkûmsundur!
UK www.ugurkosar.com
|
|
Yorumlar
(Merhaba,Çözümü n bu olduğuna İNANIYORSANIZ elbette olur! Alıntı