BASIN AÇIKLAMASI

Değerli okurlarım, kıymetli basın mensupları,

09 ekim 2016 tarihinde hürriyet gazetesinin manşetinden verilen haberin gerçeği yansıtmadığını ve bu haberin gerek içeriği gerekse sunuluş şekli bakımından okurlarım ve toplum nezdinde şahsımı küçük düşürme amacını güttüğünü belirtmek istiyorum.

Olayın özeti şudur;

2014 yılında sadakatsizlik nedeniyle eşime karşı boşanma davası açtım. Ve tabii olarak bu tarihten beri eşimle ayrı yaşıyorum. Eşimin sadakatsizliğine ilişkin bütün delillerimi dava dosyasına ibraz ettim. Dava sürecinde bu gerçek delillerle ortaya çıkmış ve dava karar aşamasına gelmiştir. Haberde yayınlanan fotoğrafları davalı eşim mahkemeye sunmak istemiş ancak mahkeme bu fotoğrafları davalı eşimin savunmalarıyla ve davanın esasıyla ilgili bulmadığı için dosyaya bile almamıştır. Tam bu aşamada davalı eşimin mahkemede itibar edilmeyen iddiaları çarpıtılarak ve özünden kopartılarak basına servis edilmiş ve haberleştirilmiştir. Maalesef bu haberi çarpıtarak yayınlayanlar kocasını aldatan bir kadının intikam hislerine alet olmuştur.

Haberde fotoğrafı yayınlanan hanımefendiyle ilgim eşimden ayrıldıktan çok sonra başlamıştır. bu kişi boşanmayı müteakip hayatımı birleştireceğim sevdiğim insandır. Bu  durumu kimseden saklamadığım gibi boşanmak üzere olduğum eşimde en başından beri bilmektedir. hiç kimse beni aldatan bir kadına sadakat borcumun olduğunu, bir kadını sevmemden dolayı kınanmamam gerektiğini iddia edemez.

Sevdiğim  kişiyle birlikte olduğumuz zamanlarda çekilmiş ve sosyal medya hesaplarımda yayınladığım fotoğrafları gizli kapaklı yaşanan bir ilişkinin deliliymiş gibi sunan hurriyet gazetesi, bu haberini doğan yayın ilkeleri, basın etik ilkeleri ve anayasayla koruma altına alınan özel hayatın dokunulmazlığı ilkeleriyle nasıl tevil eder bilemiyorum.

Ülkemizin acı dolu gündeminde özel hayatımla ilgili bir konuda açıklama yapmak zorunda kaldığım için derin üzüntülerimi sunuyor, saygılarımı arz ediyorum.
  
Saygılarımla,

Uğur Koşar